İşçilerin Kişilik Haklarına İşverenin Müdahalesi
- Av. Şeyda ÇIKAR
- 14 Tem 2023
- 2 dakikada okunur
Günümüz demokrasi anlayışı adil ve hukuka uygun seçim süreçlerinin ötesinde çoğulcu toplum yapısının ve bireyselliğin korunmasını kapsamaktadır. Bu doğrultuda bireyselliği koruyan özel hayatın gizliliği ilkesinin iç hukuk düzenlemelerinde ve uluslararası sözleşmelerde önemi artmıştır.
İş ilişkilerinde esnekleşme ile gelişen süreçte ve özellikle uzaktan çalışmada ise özel hayat ile iş hayatı arasındaki ayrımın silikleştiği, ve işçilerin evlerinin işverenlerce ulaşılabilir bir alan haline gelmesiyle, kişisel verilerinin ve özel hayatlarının korunmasının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması önem arz etmektedir. Bu bağlamda işverenin hem teknolojik iletişim araçları vasıtasıyla işçiyle mesai saatleri dışında sürekli iletişimde kalınması, hem konut ile işyeri ayrımının güçleşerek kişinin özel hayatını sürdürdüğü alan ve zamanlara işverenin müdahalesi ile işçilerin kişisel haklarının kısıtlanması söz konusu olmaktadır. Ayrıca işçinin internet kullanımının denetlenmesi, işin işçinin bilgisayarıyla görülmesi hallerinde kişisel verilerin ve özel hayatın korunması kapsamında işverenin hareket alanını arttırdığından, işçinin korunması için düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
Özel hayatın gizliliği ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı anayasal güvence altındadır. Ülkemizin tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde ise “Herkes özel ve aile yaşamının korunmasını isteme hakkına sahiptir.” düzenlemesi yer almaktadır. Madde metninde haktan yararlanacak kişiler bakımından herhangi bir sınırlamaya yer verilmediği gibi özel hayatın içeriği sınırlandırılmayarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile şekillendirilmiş ve tüketici tanımlamalardan kaçılmıştır. Bu kapsamda hak; bireyin kendini gerçekleştirme ve geleceğini belirleme hakkı içerisinde, cinsel kimlik, isim, fiziksel görünüm, özgün yaşam biçimine hak, seyahat özgürlüğü ve bireyin kendi hakkındaki bilgiyi kontrol etme hakkını kapsamaktadır.[1]
Paralel düzenlemelere Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 17. maddesinde ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 12.maddesinde de yer verilmiştir. Çalışanlarca işverenlere sunulan kişisel verilerin özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilmesi bakımından iç hukuk değerlendirildiğinde işverenin işçinin kişilik değerlerine saygı gösterme borcu kapsamında değerlendirilmesi mümkün olup[2], OECD’nin (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Teşkilatı) çıkardığı düzenlemeler ile Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 1996 tarihli İşçilerin Kişisel Verilerinin Korunması Konusunda Uygulama Kodu işçilerin kişisel verilerinin korunması konusundaki eğilimi ve özel hayatın korunması kapsamında değerlendirmesi bakımından önem taşımaktadır.[3]
[1] Gülay Arslan Öncü, ‘Özel Yaşama ve Aile Yaşamına Saygı Hakkı” in Sibel İnceoğlu (ed) İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Anayasa (3th edn, Beta Yayıncılık 2013) 320 vd. [2] Çelik Caniklioğlu Canbolat and Özkaraca (n 3) 352; Süzek (n 3) 398; A Eda Manav, ‘İş İlişkisinde İşçinin Kişisel Verilerinin Korunması’ (2015) 2 Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 99 vd. [3] Evra Çetin, ‘İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 8-11. Maddeleri Bağlamında Çalışanların Hakları’, XII Levha Yayıncılık, 2015, 177 vd.
Yorumlar